Sendika Kongresi Konuşma Örnekleri Diyanetsen

Sendika Kongresi Konuşma Örnekleri Diyanetsen
Bizleri yaratan, bizleri yaşatan, bizlere sonsuz nimetleri bahşeden, kalemin ve kelamın sahibi yüce rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Bütün âlemlere rahmet olarak gönderdiği, habibim dediği, kalemin ve kelamın kâmili sevgili peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (sav)’e salat ve selam olsun.                   Değerli Hazirun!          Diyanet-Sen 5. Olağan Genel Kurula Hoş Geldiniz, Şeref verdiniz. Sizleri selamların en güzeli Allah’ın selamıyla selamlıyorum. Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü. Kurucu Genel Başkanımız, merhum Ahmet Yıldız ve Genel Başkan Yardımcımız merhum İsmail Karakaya’yı rahmet ve minnetle anıyorum. Kuruluşundan bu güne kadar sendikamızın çeşitli kademelerinde görev alıp, hizmet edenlerden ahirete göç edenlere Allahtan rahmet, hayatta olanlara, sağlık, huzur ve mutluluk dolu uzun bir ömür diliyor, hepsine şükranlarımı sunuyorum.                   Değerli Delegasyon!          Üstünde tefekkür etmek ve kongrenin gündem kalitesini yükseltmek amacına matuf söyleyeceğim sendikal standartları, delege ve başkanlarımız çok daha üst noktaya taşıyacaktırlar diye ümit ediyorum. Bunları söylemeyi sade bir üye, eski bir şube başkanı, iyi bir vatandaş olmaya çalışan bir insan olarak, bir görev telakki ediyorum. 21. Yüzyılda bir sendikanın her şeyden önce evrensel bir üretim, emek ve ücret politikası, demokratik bir hukuk devleti tanımı olmalıdır. Katılımcı demokrasiyi önce kendi bünyesinde tatbik ederken, bu anlayışın ülkemizde nasıl tatbik edileceğine dair önerileri ve bizzat siyasal ve idari denetçi katılım talebi olmalıdır. İnsan haklarına dayalı bir anayasayı varlık sebebi olarak görmeli, içinden neşet ettiği toplumu ilgilendiren bütün konularda gücü nispetinde sorumluluk almalıdır.                    Her türlü hak ve menfaatlerini, ahlaki meşruiyet ve uluslararası hukuk çerçevesindeki araç ve yöntemlerle aramalıdır. Üyelerin menfaatleriyle çelişen yasaların değiştirilmesi için mücadele etmeli, üyelerinin çıkarlarını şahsi bahanelerle feda etmemelidir. Haksızlığa uğramış bir üyesi için, tüm kaynaklarını harcamaktan ve her türlü riski almaktan kaçınıp, maslahat maskesiyle örtmemelidir. Öncelikleri her zaman üyelerinin hak ve menfaatleri olmalıdır. Üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak için her türlü siyasi parti ve sosyal grupla tam bir şeffaflık içinde görüşmeli, ortak eylem ve çalışma yürütebilmeli, dolaylı ve dolaysız desteğini vermeli ya da muhalefetini yapmalıdır. Üyelerini kendi derdiyle baş başa bırakmamalıdır. Üyelerinin güvenini sarsacak tutum ve davranışlardan uzak durmalı, onları koruyup kollamalıdır.                   Sivil toplum örgütleri, kurulu düzenin devamı için çaba sarf eden değil, toplumun değer yargılarıyla barışık, kimseyi ötekileştirmeden, toplum sorunlarından yana taraf olmalıdır. İlim, irfan ve hikmet sahibi gençliğin yetiştirilmesi için gereken çalışmaları yapmalıdır. İnsani hak ve menfaatlerin korunması için, ahlaki kurallar ve evrensel hukuk çerçevesindeki her türlü araç ve gereci kullanmaktan çekinmemelidir.           Muhterem Kardeşlerim!           Bize yetki verdiğinizde ilk yapacağımız işlerin başında memnuniyet anketi yaparak, sendikadan beklentilerinizi tespit ederek yol haritamızı birlikte çizmek olacaktır. Yapılan bir anket sonucuna göre ülkemizde 30 yıl öncesine göre oruç tutan ve namaz kılanların oranı düşmüştür. Kurucu Genel başkanımız, Diyanet Akademisi kurulması için çabalıyordu. Akademinin kurulmasının gerekliliği şimdi daha iyi anlaşılmaktadır. Günümüzde, 4 yıl İmam Hatip Eğitimi alarak İmam Hatiplik yapılmaktadır. Cemaatimizdeki eğitimli insanları da göz önüne aldığınızda, verilen bu eğitimin yetersiz olduğu, bu vesileyle toplumu dönüştürmenin imkânsız olacağı aşikârdır. Diyanet Akademisi kurulduğunda, buradan yetişecek yetenekli ve donanımlı gençlerimiz görevlerini daha verimli yapabilecekler.                   Aziz Dava arkadaşlarım!                   Geçtiğimiz günlerde birbirine yakın zamanlarda Eğitim Şurası ve Din Şurası toplandı. Eğitim şurasında öğretmenleri ilgilendiren birçok mesele masaya getirildi ve çözüm yolları arandı. Hal böyleyken, 5. Din Şurasında Din Gönüllülerini adının bile geçmemesi sizce de manidar değil midir? Bu kongrede, bize yetki verdiğinizde, siyasetin etkisinde kalmadan, doğrunun yanında, yanlışın karşısında olacağımızdan, Müslümanca dik bir duruş sergileyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Diyanet-Sen, Memur-Sen’i yetkiye taşıyan sendika olmasına rağmen, ekonomik ve siyasi yönden en zayıf olduğu bir dönemi yaşamaktadır. Geçen dönem sağlık-Sen Genel Başkanı Milletvekili oldu. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Bakan Yardımcısı oldu. Şimdi de Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Milletvekili Aday Adayı oldu. Gönül isterdi ki Diyanet-Sen Genel Başkanı, burada bu kadar yeter diyerek Sendikanın Genel Başkanlığa değil, Milletvekilliğine aday olup, din görevlilerinin meclisteki gür sesi olsun.           Rahmetli Genel Başkanımız zamanında pozitif ayrımcılık yapılarak imamlara seyyanen 110 tl zam yapılmıştı. Din Görevlilerine de dini bayramlarda çalışması halinde günlük 27 tl bayram harçlığı layık görüldü. Bu bağlamda, 2014 yılındaki, toplu sözleşme görüşmelerindeki kazanımlarımızı takdirlerinize sunuyorum. Diyanet İşleri Başkanlığındaki 250 üst düzey yöneticiye 2010 yılından önce, yılda maaş tutarı 4 ikramiye ödeniyordu. Bu tarihten itibaren ikramiye sayısı altıya çıkarıldı. 2010 yılında çıkarılan Teşkilat kanunuyla Diyanetin kurumsal bir kimliğe kavuştu, evet bu doğru ama ekonomik olarak din gönüllüsü kardeşlerimize fazla bir getirisi olmadı.          Aziz Kardeşlerim!          Biz, millet olarak tarihte kürt kardeşlerimizle birçok kez kader birliği yaptık. Malazgirtle başlayan, Çaldıran, Çanakkale ve çözüm süreciyle devam eden kardeşliğimizi ilelebet yaşamak istiyor ve çözüm sürecini destekliyoruz. Göreve gelmemiz halinde ilk Başkanlar Kurulu toplantımızı Diyarbakır’da, ikincisini Egede yapmak suretiyle, bu toplantıları yedi bölgeye yayarak, bu ülkenin bütün etnik unsurlarıyla kardeş olduğumuzu bütün dünyaya bir kez daha ilan etmek istiyoruz.          Değerli Hazırun!          11 yıldır yetkili olduğu halde çok da etkili olamayanlar, bu teşkilatı hala çözülemeyen birçok sorunla karı karşıya bırakmıştır. Bunların başlıcalarını sizlerle paylaşmak istiyorum.          Hac ve Umre Görevlendirmeleri          Emekliliği yaklaştığı halde hac veya umreye gidemeyen birçok din gönüllüsü kardeşimiz mevcut. Görev süresince, hacca ve umreye gidemeden emekli olan meslektaşlarımızın da sayısı hiç de az değil. Bir takvim dâhilinde farklı görev tanımıyla her görevlinin görev süresince en az bir defa hac ve umreye gönderilmesinin gerektiğine inanıyoruz.          Haftasonu ve Diğer Resmi Tatiller için Mesai Ücreti Ödenmesi         Din Gönüllüleri de diğer memurlar gibi 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir. Bizim dışımızdaki bütün memurlar tatil haklarını kullanırken, bu hakkın din gönüllülerinden esirgenmesinin mantıklı bir izahı olamaz. Diğer memurlar tatillerde çalıştırıldığı zaman ödenek alıyorlar. Yani, bizler de çalıştığımız tatil günleri için ücret ödenmesini istiyoruz. Her seçim döneminde diğer memurların izin kullanması tehlike görülmezken, din gönüllülerinin izin kullanması engellenmektedir. Ramazan geldi izin yok. Yaz kursları başladı izin yok. Seminer veya konferans var izin yok. Şu var izin yok, bu var izin yok.  Din Görevlilerinin izinlerini kullanabilmelerinin önündeki engellerin kaldırılması gerekir.          İLİTAM          Sağlık ve Emniyet personeli gibi bazı kurum çalışanlarına sınavsız lisans tamamlama hakkı tanındı. Diyanet İşleri Başkanlığının ilahiyat mezunlarına uyguladığı pozitif ayrımcılığını anlamsız buluyor, sınavsız lisans tamamlama hakkının din gönüllülerinden esirgenmemesi gereğine inanıyoruz. Bu sağlandığı takdirde teşkilatın eğitim düzeyi de yükselecektir. Bununla ilgili söylem eylem birliği yapılmalıdır.          İmamevleri          İlk olarak İstanbul ve Ankara’da, ilerleyen zamanlarda da bütün illerde din görevlilerinin kendi evindeki rahatlığı yaşayabileceği, bir araya gelip dertleşeceği mekânlara ihtiyaç hâsıl olmuştur. Yerel imkânlar da kullanılarak imamevleri kurulmalıdır. 18 bin üyesi olan bir sendika Ankara’da açtığı misafirhaneyi üyelerini hizmetine sunarken, 70 bin civarında üyeye sahip olan sendikamız üyelerini otel köşelerine mahkûm etmesi anlaşılır bir şey değildir.          Rotasyon          Rotasyon meselesi aceleye getirilmiş, birçok kardeşimiz mağduriyet yaşamıştır. Bu işi gündeme taşıyıp uygulayanlar, din gönüllülerinin kendi teşkilatına küsmesine sebep olmuştur. Rotasyon tehlikesiyle arşı karşıya kalanların da görev azmini sarsmış, endişeye sevk etmiştir. Rotasyonun mevcut uygulamasından derhal vazgeçilip, Milli Eğitim Bakanlığında uygulanan, görev süresi, diploma, derece gibi adalet ve hakkaniyeti temin edecek kriterlerin uygulanmasını istiyoruz.          Taban aylığının artırılması          Maaşlar, çıplak ve giydirilmiş olarak iki kısımda değerlendirilmekte. Bir din görevlisi emekliğe ayrıldığında şimdiki maaşında yaklaşık olarak 1000 tl daha az maaş almaktadır. Bu durumun düzeltilmesi insan onuruna yakışır bir seviyeye getirilmesi gerekir.          11 yıldır yetkili olan sendikamız katıldığı KİK toplantılarında bu güne kadar 500 civarındaki konu imza altına alınmış ama büyük çoğunluğu uygulamaya koyulmamıştır. Katılacağımız ilk KİK toplantısına, bu güne kadar imza altına alınan maddelerin uygulamaya koyulmasını içeren tek madde sunacağız.          MBSTS          Diyanetteki sınav yoğunluğu başka hiçbir kurumda yok. Yurtdışı görevi ayrıcalık gerektirdiği için yazılı sınav yapılması makul karşılanabilir ama hac, umre görevlendirmeleri ve nakil için hem yazılı hem de mülakat sınavı ne kadar gereklidir? İkisinden biri tercih edilerek bu sınavlara daha makul bir çözüm bulunabilmesi için gereken çalışmaların yapılması artık acil ihtiyaç olmuştur. Mülakatlarda Danıştay’ın vermiş olduğu kararın hala uygulanmayışının ve Danıştay’ın iptal kararına rağmen Diyanet-Sen’in isteği üzerine MBSTS’nda ısrar etmenin mantıklı bir izahı olabilir mi?                   YHS’daki ve diğer fakülte mezunu personelin ek göstergelerinin 300’e çıkarılması          Vaiz, Murakıp ve benzeri durumdaki personelin sorunlarının çözüme kavuşturulması          Vekil İmam Hatiplerin kadroya geçirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması          Cami dernek yöneticileri veya yetkisiz kişilerin görevlilere müdahalesinin engellenmesi          Camilerde sıklıkla para toplamak çeşitli rahatsızlıklara ve şikâyetlere sebebiyet veriyor          Cami ve müştemilatlarının temizliği belediyelerce yapılmalı veya başka çözüm yolları bulunmalı          Hutbeler eskiden olduğu gibi, İl Hutbe Komisyonlarınca hazırlanmalı, Diyanet hutbe hazırlamamalı, belki kontrol etmeli.          İletişim çağında olduğumuz bir dönemde her ay toplantı düzenleyip evraklarla boğuşmak zaman israfıdır. Bu vesileyle aylık mutat toplantılara bir çeki düzen verilip makul bir çözüm bulunmalıdır.          Değerli Kardeşlerim!          Bütün bu ve buna bezer sorunların çözümü için yeni bir başlangıca ihtiyaç vardır. Başarısızlığı herkesin ortak kanaati olan bu yönetimin değişmesi gerekir. Genel Merkez Yönetim Kurulu en fazla iki dönem seçilmeli, Başkanlar Kurulu yetkili organ haline getirilmelidir. Bu yönetim, sendikamıza güzel bir merkez binası kazandırdı bu doğrudur ancak bu binanın alımında kullanılan kredi için Şekerbank’a iki senede 450 bin tl faiz ödendi. Sendika yönetiminin hazırladığı Ayrıntılı Gelir Tablosu ve önümüzdeki dönem için 57.139.943 tl’lik tahmini bütçesini ve banka işlemlerini, ayrıca, hükümet kanadından gelen istekleri emir telakki edeceklerini söyleyenlerin düzenlediği kongreye hiçbir hükümet yetkilisi ve iktidar milletvekilinin katılmamış olmasını takdirlerinize sunuyorum. Ülkemizde sivil toplum örgütlerinin faaliyetleri için her türlü fırsat mevcutken, hala birçok sorunun varlığı bir yerlerde yanlış yapıldığının çok açık bir göstergesidir. Bu sorunları ancak, dini ve insani konulara duyarlı, ehliyet ve liyakat sahibi, özgüveni yüksek, özü sözü bir, tuttuğunu koparan insanlar çözebilir. Biz, 4 yıl öncesinde bu sendika bu yönetim anlayışıyla devam edemez dediğimizde bize şüpheyle yaklaşanlar bugün ayrı düşmüş görünüyor.          Üyelerimizin, ekonomik, sosyal, kültürel ve hukuki tüm haklarının muhafazası, yenilerinin talep edilmesi ve kazanılması adına, kısa, orta ve uzun vadeli programları bütün şube başkanlarının iştirakiyle oluşturacak, yol haritamızı birlikte çizeceğiz. 140 bine yaklaşan din gönüllüsü kardeşimizin hayatını direk etkileyecek çalışmalar yaparak, dini, ahlaki ve insani konularda günden oluşturacak çalışmaları hep birlikte yapacağız. Değerli Delege Kardeşlerim! Ben bugün burada sorumluluk bilinciyle üzerime düşen görevi yaptığıma inanıyorum. Sizleri görev mahallinizde ziyaret edip değerli fikirlerinizden yararlanmak isterdik ama siz de takdir edersiniz ki bu bir imkân meselesidir. Sizler bugün burada sadece oy vermeyecek, 239 üyeyi temsilen devasa sorunlarının çözümü için yeni yüzlere yetki ve fırsat verecek veya eski yönetimin devamında karar kılacaksınız. Bu önemli kararı verirken hiçbir etki altında kalmadan, kendi hür iradenizle güçten yana değil, oyunuzu değişim, yenilik ve hizmetten yana kullanmanızı arzuluyor ve temenni ediyorum. Her ne karar verirseniz saygıyla karşılayacağımı ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, bu kongrenin hem camiamız, hem ülkemiz, hem de insanlık için hayırlara vesile olmasını yüce Mevla’dan niyaz ediyorum. Hepinize saygılar sunuyor, sizleri Allaha emanet ediyorum.Ömer TUTUŞDiyanet-Sen Genel Başkan Ada Kaynak: Ömer Tutuş’un Konuşma Metni

mihraphaber konuşma meti

Cevap Yazmak İçin TIKLAYINIZ