Erzincan Milletvekili Serkan Bayram Kimdir

serkan bayram kimdir

Ulaştırma bakanı iken hizmetleriyle göz dolduran Binali Yıldırım’ın başbakan olmasıyla Erzincanlı vekiller de medyanın dikkatini çekmeye başladı. Binali Yıldırım’ın Erzincan Refahiyeli olduğunu herkes biliyor.
Serkan Bayram’da Erzincan Refahiyeli ve kendisi hukuk kökenli birisi.
Özellikle engelli vatandaşlarımıza karşı hassas olduğu herkes tarafından biliniyor.
Serkan Bayram 1974 yılında doğmuş. Kendisinin mecliste önemli görevlere geleceği tahmin ediliyor.

Leyla Şahin Usta Kimdir

1973 doğumlu Leyla Şahin Usta ilk,orta ve Lise öğrenimini İstanbul’da tamamlamış.

Liseyi okul birincisi olarak Pendik İmam Hatip Lisesinde bitirmiştir.

Leyla Hanım başörtü konusunda yasaklamaların, baskıların ve hukuksuz uygulamaların olduğu 28 şubat döneminde meseleyi AİHM’ye taşıyan ilk kişi.

Dr. Leyla şahin Usta Ak Parti Konya milletvekili olarak görev yapmaktadır.
Şahsiyetli ve naif kişiliğiyle tanınan Leyla hanım meclisimizin ilk başörtülü hanımefendilerinden.

Wome Deluxe Otel Hakkında

wome delukse otel

Yaz mevsimi geldiğinde vakti,fırsatı ve az çok imkanı olan herkeste tatil telaşı başlamakta. Malum mübarek Ramazan Ayı da bu yıl hazirana geldi. Dolayısıyla tatiller temmuz ve ağustos aylarında planlanıyor.
İnşallah herkes gönlüne göre bir yaz geçirir.
Biz de her yıl olduğu gibi bu yıl da acaba ne yapabiliriz derdindeyiz?
En ekonomiği memlekete gitmek, bunu biliyoruz. Ancak memleketimizde ne kadar nitelikli tatil yapabiliyoruz veya gittiğimiz o kadar mesafeye değer mi diye düşünmeden de edemiyorum.
Belki bu yazıyı okuyan bazılarınız insan memleketine gitmez mi, her yıl gitmli, sıla-ı rahim yapmalı diyor olabilirsiniz.
Belki bazılarınız da kardeşim tatil demek denizdir, kumdur ne memleketi de diyor olabilirsiniz.
Ancak herkesin hikayesi farklı, herkes kendine özel bir şeyler yaşıyor.
Dolayısıyla bizim hikayemiz de bu yıl memlekete gitmek için pek uygun değil.
Ancak soru ve hatta asıl sorun şu: Memlekete gitmezsem nereye gidebilirim? Memlekette ev bedava, bir gitmesi zor, bir de gönlünce gezememesi. Zaten memleketimiz de turistik vs. sayılmaz.
İyi de biz bu ekonomik gücümüzle nereye gideriz?
En fazla 3-5 gün kalacağımız yerler arıyoruz haliyle.
Bir kaç tavsiye aldık. Bunlardan bir tanesini paylaşmak istiyorum.
Wome Deluxe Otel:
Açıkçası en büyük amacım belki birileri yorum yapar da bende bu oteli tanırım diye bu yazıyı paylaştım.
Bize bu otelin İslami hassasiyetleri olduğu söylendi.
Tabi biz de bu yüzden araştırmaya değer bulduk.
Ancak ilk sorum şu: Bu otel İslami kesime hitap ediyorsa -ki edip etmediğini bilmiyorum- ismi neden Wome Deluxe.
Bu isimle İslami kesim içinde kime hitap ediliyor?
Otelle ilgili araştırma yaptım, ancak internette pek de bilgi buldum diyemem.
Kendi web sitelerinde okuduğuma göre hanımlara özel alanlar ve havuzları varmış.
Bu güzel. Aradığımız şeylerden biri buydu gerçekten. Bu hizmeti beğendim.
Fakat karışık havuz olduğu bilgisi de sitede yazılı. Bu da demek oluyor ki bizim hayalimizdeki gibi bir yer olmayabilir burası.
Dediğim gibi bahsettiğim otel hakkında yorumlarınız varsa ve yazarsanız sevinirim.
Gerçekten rahatsız olmayacağımız bir mekansa, bizim gibi insanların tercih edebileceği bir yerse ve tercih edenler varsa bu konuyu düşünmek isteriz.
Ne dersiniz, gidip gelen var mı acaba?

Bankpozitif Kimin?

bankpozitif kimin

Bugün bir ziyaret sebebiyle Bankpozitif’e gittim.
Bankpozitifin kimin veya kimlerin olduğuyla ilgili hiçbir fikrim yoktu.
Aslında bakarsanız bu bankanın ismini pek duyduğum bile söylenemez.
Bankanın Kavacık’ta bulunan binasına gittik.
Bundan sonrası benim için şaşırtcı oldu.
İnanılmaz bir güvenlik önlemiyle karşılaştık.
Kapı otomatik demir kapı idi.
Bu kağıdan insanlar ve araçlar girebiliyor.
Ancak kapı açılınca aracın basın girmesi imkansız.
Çünkü demir kapı açılsa bile arkada araçların girmesini engelleyen demir bir ek var.
Buradan geçtikten sonra iki kapıdan daha girdik.
Bir kapı açıldıktan sonra güvenlik sizi arıyor.
Sonra o kapı kapanıyor diğeri açılıyor.
Daha önce de bazı banka genel müdürlüklerini ziyaret etme imkanım oldu.
Hiçbirinde bu denli dikkatli ve sert güvenlik önlemi görmemiştim.
hatta hayatımda hiç bu kadar detaylı bir güvenlik kontrolü ve aramaya maruz kalmadım.
Ancak daha sonra bu bankanın İsrail’in en büyük bankası olduğunu internetten öğrendim.
Sanırım banka İsrail kökenli olduğu için bu kadar korunmaya ihtiyaç duyuyor.
İsrail’in politikalarına olan nefret kurumlarına da yönelebilir düşüncesi var sanırım.

Eski Mısır’da Matematik

Eski Mısır denildiğinde aklımıza Firavunlar, mumyalar, piramitler ve çöl gelir. Bu algının oluşmasında Batı filmleri büyük rol oynuyor. Oysa Mısır denildiğinde ilk akla gelen şeylerden biri matematik olmalı. Mesela Pi sayısını ilk kullananlar Mısırlı’lardır. Nil nehri Mısırlı’lar için matematiğin gelişmesinde büyük etken olmuştur. Nehrin taşma günlerinin hesaplanması, arazi hesaplamaları vs…

Eski Mısır ve Matematik konusunda şu yazı dikkate değer:

eski mısırda matematik

Eski Mısır’da matematik konusundaki bilgilerimizi, yazıcı Ahmes’in hyeratikos ya­zısıyla İ.Ö. 1650’de kaleme aldığı, 85 problemi kapsayan ve bugün British Museum’da bulunan Rhind papirüsünden, Moskova papirüsünden, özellikle aritme­tiğin yapısını aydınlatan ve Mısır’da ma­tematiğin durumu üstüne bilgiler içeren deri rulodan ediniyoruz.

Daha tarih döneminin başlangıcında (İ.Ö. III. binyıl) Mısır’da, onlu bir sayı siste­mi (hiyeroglif) vardı, ilk dokuz sayı, her bi­rim için bir tane olmak üzere, düşey çiz­gilerle belirtiliyordu; onun kuvvetlerinden her birinin (onluk, yüzlük, binlik, vb.) farklı bir simgesi vardı. Örneğin mısır dilinde bi­ne, ka deniyordu ve bu lotus anlamına ge­liyordu. Böylece lotus resmi bini gösteri­yordu. Simgeler, toplama ilkesine göre sı­ralanıyordu, yani her simge, gerektiği ka­dar tekrarlanıyor ve bütünün değerini bul­mak için bu simgelerin değerleri toplanı­yordu.

Hiyeroglif sisteminin yanı sıra Mısırlılar, daha başlangıçta, sayıları kendine özgü bir biçimde gösteren ve işlek bir yazı olan hieratikos sistemini kullandılar. Bu sistem de onluydu, ama hiyeroglif sistemdeki aşı­rı tekrarlardan kaçınmak için özel işaret­ler kullanıyordu.

Firavunlar krallığı’nda örgütlenmenin ol­dukça merkezileşmiş olması, ülke kaynak­larının kralın ve din adamlarının elinde toplanmış olması ve para kullanılmadığı için ekonominin değiş tokuşa dayanma­sı, geniş kapsamlı bir muhasebeyi gerek­tiriyordu; bu işi de yazıcılar üstlenmişti. Mı­sır aritmetiği, bu maddi gereksinimlere sıkı sıkıya bağlıydı. Toplamaya dayandığın­dan, bellek çabası gereksizdi. Çarpma ve bölme, iki katını almaya ve toplama seri­lerine indirgenmişti. Örneğin, 14’ü 9’la çarpmak için yazıcı şu yöntemi izliyordu:

1 9

2 18

4 36

8 72

Her satır, bir öncekinin iki katını alarak el­de ediliyordu. Böylece 14, 2’nin kuvvet­lerinin toplamı olarak yazılabiliyordu, 14 = 2 + 4 + 8 ve yazıcı çarpmanın sonucu­nu bulmak için sağ sütunda bunlara denk düşen sayıları ekliyordu:

18 + 36 + 72 = 126

Papirüslerde, bugün birinci ve hatta ikinci dereceden denklemlerle ifade edi­lebilecek problemler vardır, ancak eğreti çözüm kuralından yararlanan çözüm yön­temlerinin, aritmetik yöntemler olduğu an­laşılmaktadır.

Mısır geometrisinin kökeni de, tıpkı arit­metiğin kökeni gibi maddi gereksinimle­re dayanır. Heredotos bu geometrinin, Nil ırmağının her taşkınından sonra toprağı, topluluk üyelerine hakça dağıtma zorun­luluğundan kaynaklandığını ileri sürer. Mı­sırlılar karenin, dikdörtgenin, üçgenin, ya­muğun alanını doğru olarak hesaplayabi­liyorlardı ve dairenin alanını da görece iyi bir yaklaşıklıkla bulmuşlardı:

π =3,1605 değerine denk düşüyordu.

Tarihçiler, π nin bu değerinin kökenini açıklamakta güçlük çekiyorlar ve çeşitli yorumlar ileri sürüyor­lar. Yapıların inşasında kullanılan malze­menin hacmini hesaplamak, ambarlarda bulunan ürünü belirlemek, küpün, priz­manın, silindirin, vb., hacmini veren for­müllerin ortaya konmasını gerektiyordu. Yazıcılar, bir piramidin hacmini ve kenarlarının eğimini, yatay tabanın yüksekliğe oranını (sekt) hesaplamayı biliyorlardı. Moskova papirüsünde, tabanı kare olan bir kesik piramidin hacmi somut sayılarla veriliyor, ancak hiçbir açıklama yapılmıyor­du.

Ramses ll’nin babasının mezar odasın­da bulunan tamamlanmamış dekorlar Mı­sırlıların benzerlik ve oranlılığın temel özelliklerini çok iyi kavradıklarını ortaya koymaktadır

kaynak:Büyük Larousse Ansiklopedisi-Milliyet Yayınları

Tarihte Bilinen İlk İflas Ne Zaman Oldu

Uzun bir süredir Yunanistan’ın iflasın eşiğinde olduğunu biliyoruz. Bir kaç yıldır bu darboğazdan çıkmaya çalışıyorlar. Avrupa Birliği Yunanistan’a olağanüstü paralar aktardı. Ancak her şeye rağmen Yunanlılar bir türlü bu kötü gidişatı değiştiremedi.

Tıpkı milattan önce 400 yıllarında olduğu gibi.
Evet tarihte bilinen ilk iflas milattan önce 400lü yıllarda Yunanistan’da gerçekleşmiş.
ilk iflas
 

 

Haber şöyle:

O dönemde 10 şehir devleti Delos Tapınağı’ndan borç almış fakat söz konusu borcun sadece yüzde 20’si geri ödenmişti. Aradan geçen yaklaşık 2.400 yılda değişen bir şey yok. Şehir devletlerinin yerini Çipras’ın Yunanistan’ı aldı. Delos’un yerinde ise IMF-AB ve ECB var…

İLK İFLAS YUNANİSTAN’DA
Kimileri tesadüf diyebilir fakat dünyada bilinen ilk iflas da yine Yunanistan’da yaşanmıştı. Milattan Önce 4. yüzyılda, Yunanistan’daki 10 şehir devleti, Delos Tapınağı’ndan (*) borç almış fakat çoğu devlet bu borcu ödeyememişti.

1 40 41 42 43 44 45